Endüstriye Büyük Bir Başkaldırı: Shrek
“Shrek” hepimizin küçükken televizyonda en az bir kez denk geldiği filmlerden biri. Bazılarımızın ise küçüklüğünden beri favorisi olan o animasyon filmi. Peki nedir “Shrek’i bu kadar özel ve farklı kılan? Kısaca endüstriye getirdiği farklı bir perspektif; ama tabii bu perspektifi tam anlamıyla anlayabilmek için önce Shrek’in ortaya çıkış hikayesini bilmemiz lazım.
Her şey Walt Disney’in eski başkanı Jeffrey Katzenberg’ün Disney’den kovulması ile başlıyor aslında. Yanına iki ortak alan Katzenberg, kovulmasının ardından Dreamworks’ü kuruyor. İlk başlarda çok da ses getirmeyen Dreamworks’ün esas başarısı, “Shrek’in çıkmasıyla geliyor. Filmin yapılmasındaki asıl amaç, Katzenberg’ün Disney’i tiye almak istemesi aslında ama genel olarak baktığımızda film, çirkin ve yeşil bir devin bataklıktaki hayatını anlatan bir hikaye gibi görünüyor. Oysaki “Shrek”, Disney’in hikâyelerindeki güzellik ve yakışıklılık algısına bir nevi bir başkaldırı. Ve esas başarısının sebeplerinden biri de tam olarak bu.
Örneğin “Güzel ve Çirkin”de Çirkin’in film sonunda yakışıklı bir prense dönüşmesi, bir nevi Belle’e, Çirkin’i sevebildiği için verilen bir ödül aslında. Oysa “Shrek'te Prenses Fiona, Shrek ile birlikte olabilmek için Shrek’i kendi dünyasına uymaya zorlamıyor, aksine kendisi Shrek gibi yeşil bir deve dönüşüyor. Kısaca Disney filmlerinden aşina olduğumuz güzel prenseslerin ve yakışıklı, cesur prenslerin aksine karşımızdaki yeşil dev, bize biraz da hayatın gerçeklerini veya izlediğimiz film ve dizilerin gerçekliğini sorgulamayı öğretiyor. İzleyici kitlesi çocuk ağırlıklı olan bir filmde bu kadar derin ve anlamlı bir konu işlemek bence oldukça cesur ve yenilikçi bir hareket. Neyse ki bu cesaret ve başkaldırı boşa gitmedi ve Shrek, hem çocukların hem de yetişkinlerin bayılarak izlediği bir film oldu. Tabii Shrek’i özel ve farklı yapan şey sadece konusu değil. Şakaları, şarkıları, Eşek ve Shrek’in dostluğu hatta Shrek’in karakter gelişimi ve kendini olduğu gibi kabul edebilmesi bile filmi, bizce, türünün çoğu örneğinden farklı kılıyor.
Kısaca “Shrek” dış gözle bakıldığında sadece yeşil bir devin aşkı bulmasını anlatıyor gibi dursa da aslında aşkı bulabilmek için kendimizi sevmemizi ve olduğumuz gibi kabul etmemiz gerektiğini, aynı zamanda da sevmek ve sevilmek için de çeşitli fedakarlıklar yapmamız gerektiğini anlatan bir film. Her ne kadar eleştirel amaçlı yapılmış bir film de olsa yediden yetmişe herkesi güldürebilen, zamansız bir film. Yani Shrek sadece sen ya da ben değil, Shrek aslında zaman zaman hepimiz. Belki de Katzenberg’ün asıl amacı bir başkaldırı yapmak değil de herkesin içindeki yeşil ve çirkin devi uyandırmaktı, kim bilir?
Eğer senin de içindeki yeşil dev uyandıysa onu dinlemeyi, ve daha fazlası içi Radyo Bilkent’i takip etmeyi unutma!