cross

Artık Yayınlara Mesajınızı Gönderebilirsiniz!

Devam etmek için ENTER'a basın.

Görüşürüz, Olimpiyatlar!

Son bir kere daha hoşgeldiniz sevgili okurlar, tekrardan bentornato. 2026 Milano-Cortina Olimpiyat Oyunları, resmi olarak bu pazar (22 Şubat) Verona’daki kapanış töreni ile son buldu. Diğer bloglarda birlikte değindiğimiz üzere; bu iki hafta boyunca bir yanda uzun süre beklediğimiz mücadeleleri izlerken, bir yandan da yeni sporlar keşfetmenin keyfine vardık. Hatta kış olimpiyatlarına yeni bir sporun eklenmesine de şahit olduk: Kayak dağcılığı! (Ski-Mountaineering)

16 gün boyunca bizleri ekrana kilitleyen kış oyunlarına veda ederken son blogumda sizlerle kısaca bu senenin olimpiyatlarına tekrardan bakmak ve yorumlamak istedim. Andiamo, başlayalım.

 

Yeni Sporlar (ve Sporcular) Keşfetmek!

İki Olimpiyat altını elde eden Alysa Liu, son bir haftada 4 milyon yeni takipçi de kazandı! (Yazının yayım tarihinde 5 milyon olsa şaşırmayabilirim!)

Milano sokaklarının, Oyunlar öncesinde “ruh”tan yoksun ve nispeten boş olduğu yönündeki eleştirilere rağmen, bu yılki Kış Olimpiyatları’nın izleyiciyi ekrana çektiği açık. Bir çok insan yeni favori sporcularını buldu; ve -umarım ki- pek çoğu farklı sporlarla da tanıştı.

Tabii açık olanı söylemek gerekirse, Olimpiyatların en popüler sporlarından buz hokeyi ve artistik patinaj her Olimpiyatta olduğu gibi bu yıl da birçok yeni izleyici kazandı ama bunun ötesinde, ben de daha önce varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü yeni sporu keşfettiğimi ve keyifle izlediğimi fark ettim! Örneğin moguls! Moguls, benim gibi birçok yeni izleyici kazandı ve bazı arkadaşlarım da bu ekstrem sporu keyifle izledi.

Ve bence, çoğu izleyici için de kış olimpiyatlarını özel kılan bu “keşif”. Oyunlarda izlediğimiz çoğu spor oldukça ekstrem ve pek de erişimin olmadığı sporlar. Birçok kış sporuna başlamak cesaret istiyor zaten, ama herhangi bir şekilde yapmaya başlamayı geçin normal şartlarda izlemesi bile zor çoğunu: En son ne zaman bir curling turnuvası izlediniz? Ya da televizyondan izleyebildiniz?

İşte bu yüzden; bu iki hafta normalde hiç maruz kalmadığımız, hatta var olabileceğini bile düşünmediğimiz sporları keşfetmek için bir şölen oldu bütün izleyenlere.

 

Tasarım ve Maskotlar

Bu seneki olimpiyat oyunları ile ilgili en çok sevdiğim şeylerden biri, tasarımı ve tabii ki de maskotlar oldu! 

 

Dinamik Çizgiler!

Olimpiyatlar ve Paralimpikler logosundan piktogramlarına kadar bu senenin tasarımı, ilhamını insanın -ve sporun- doğasından ve ritminden alıyor. Tasarımcı Raffaella Panie, konseptin “duyguları ifade eden dinamizm” olduğunu söylüyor. Başka bir deyişle, bu senenin konsepti,hareketin fiziksel olarak nasıl harekete geçtiğini canlı bir tasarımla ifade ediyor.

Olimpiyatların ve Paralimpiklerin logosu ilhamını “buğulu bir cama çizilmiş bir resimden alıyor”.


Yine olimpiyatlarda kullanılan typeface de tasarımını el yazısından almakta.

Hareket ve ritme odaklanma teması, doğal olarak piktogramlara da yansıyor. Çizgiler, her sporun kendi hareketlerini ifade ediyor. Figürleri doğrudan tasvir etmek yerine odağın hareketin kendisine yönelmesi oldukça estetik.

Yine, oyunların görsel kimlik sistemi de hareketlerin buzda bıraktığı çizgilerden esinleniyor.

 

Maskotlar!

Olimpik maskotları çok seven bir insan olarak, rahatlıkla bu sene muazzam bir iş çıkarıldığını söyleyebilirim! Milo ve Tina kesinlikle son yılların en iyi maskotları. Ve görüyorum ki bu beğeniyi benimle bir çok insan paylaşıyor: Geçen hafta satışa çıkarılan Tina ve Milo plushie’leri sadece 3 dakikada tamamen satıldı. Kardeş iki kakım olan Tina ve Milo, isimlerini CorTINA d’Ampezza ve Milano’dan almakta!

Açık renkli bir kakım olan Tina, Milano Cortina 2026 Kış Olimpiyat Oyunları’nı temsil ederken; bir bacağı yerine kuyruğu ile hareket eden Milo da Paralimpik Oyunları’nın maskotu.

Ayrıca Flolar adında 6 arkadaşları da bulunmakta.

Bütün tasarımlar, İtalyan ilkokul öğrencileri arasında düzenlenen bir yarışmadan geliyor. Yarışmayı kazanan maskotlar, tabii ki de Tina ve Milo iken arkadaşları olan Flo da yarışmadaki ikinci tasarım.

 

Sırada Ne Yapmalı?

Tabii ki bu kadar kış sporu izledikten sonra denememek olmaz! Bu kapanış blogunda size tavsiyem, Ankara’daki buz pateni pistlerinin tadını çıkarmanız. Mümkünse hafta içi gidin, çünkü hafta sonları gerçekten kalabalık oluyor! Bilkent Üniversitesi ring duraklarına en yakın yer olarak Bahçeli’deki BelPa’yı önermekteyim. Ancak, Oran’daki Kent Paten, Keçiören’deki Ahmet Çalık Buz Pisti, Güneşevler’deki Ali Ersoy Buz Pisti ve Koru’daki Ümitköy Buz Pateni merkezleri de nerede yaşadığınıza göre opsiyonlar olabilir.

Buna ek olarak, eğer olimpiyatlardaki favori müsabakalarınızı ya da geçen blog bahsettiğim Artistik Patinaj Gala’sını tekrardan izlemek isterseniz, olimpiyatlar bittiği için hepsi Olympics’in resmi YouTube hesabında mevcut.

Bir dahaki kış olimpiyatları 2030’da Fransız Alplerinde gerçekleşecek. Sonraki olimpiyatlar ise 2028 yılında Los Angeles’da. O zaman olimpiyat ateşi sönerken, sanırım bizim de bu seriyi sonlandırma vaktimiz geldi. İki hafta boyunca birlikte unutulmaz anlara, mücadeleye, iyisi ve kötüsüyle daldık. Tüm okuyanlara, ve önerilerde bulunan hepinize grazie mille! Aranızda Tina yapıştırması isteyen okurlarımız, lütfen benimle iletişime geçin!

Arrivederci!