cross

Artık Yayınlara Mesajınızı Gönderebilirsiniz!

Devam etmek için ENTER'a basın.

Karadeniz’in Yeni Yıl Kutlaması: Kalandar

Hiç yılbaşını 13 Ocak’ta kutladınız mı? Trabzon’da her yıl aslında yeni yıl hem 1 Ocak hem de 13 Ocak’ta kutlanıyor. Peki bunun arkasındaki hikâye ne?

“Kalandar” Türkiye'de Doğu Karadeniz bölgesinde eski geleneğe göre yeni yıl kutlamasıdır. Yılın ilk günü anlamına gelen “kalanda” sözcüğünden türeyen Kalandar, ay takvimini temel alır. Ve bu takvime göre de 13 Ocak gecesi Kalandar Gecesi olarak kabul görür.

Trabzon’da hala 13 Ocak’ta il genelinde kutlamalar yapılır. Bu kutlamalarda farklı farklı gelenekler görülür: Komşunun kapısına çanta asmak, kostüm giyinmek, halk tiyatrosu sergilemek ve bereket getirecek maniler söylemek bunlardan bazılarıdır. Benim en sevdiğim kapıya poşet bağlama geleneğidir. Mahallenin ya da günümüz apartmanlarının küçük çocukları ellerine poşetlerini alıp kapı kapı dolaşırlar. Önce kapıya sessizce poşeti bağlarlar ve zili çalıp kaçarlar. Kapıyı açan kişiler poşeti alırlar ve  içine evdeki meyvelerde, atıştırmalıklardan ve çocukların sevebileceği şeylerden koyarlar. Sonrasında kapıya tekrar dolu poşeti asıp kapıyı kapatırlar. Kapıyı kapattıktan sonra kapının deliğinden çocukların koşa koşa gelip o poşeti almalarını izlemek ise benim için en eğlenceli kısmıdır bu geleneğin. 

Ben, şehirde büyümüş ve komşuların kapısını çalmaktan utanan bir çoçuk olarak bu eğlenceli geleneği uzun süre yapamadım. Fakat iki katlı bir apartman dairesine taşındığımızda ablamla birleşerek alt kapımıza poşet bağlayıp zile basıp kaçmıştık. Annemler de evdeki meyveleri poşete koyup geri kapıya bağlamışlardı. Biz, birazcık geleneği değiştirerek kapıyı tekrar çaldık. Annem ve babam kapıyı açtığında bizi elimizde evin meyveleri ile görmüşlerdi. Benim çocukluğumun en güzel Kalandar anılarından biri olarak kalmıştı bu gelenek. Ayrıca modern hayata da eğlenceli bir dokunuş yapmamızı sağlamıştı.

Mahallelerden çıkıp şehre geldiğimizde ise şehrin meydanında birçok insanın korkunç kıyafetler giyip maniler söylediğine şahit oluruz. Bu kılık değiştirme geleneğinde kimileri yaşlı bir bilgeyi, kimileri bir hayvanı, kimileri de mitolojik bir figürü temsil ederler. Aslında bu geleneğin kökleri, eski pagan ritüellerindeki maskelemeye dayanmaktadır. Pagan kültüründe insanlar, ruhlar ve tanrılarla temas kurabilmek için insani halden çıkıp kimliklerini geride bırakmak gerektiğine inanmaktaydılar. Bunun onları ilahi varlığa daha fazla yakınlaştırdığını da düşünmekteydiler. Paganlar daha çok mevsim geçişleri ve hasat festivallerinde maskelemeyi kullanmışlar ve kötü ruhları uzaklaştırarak bereketi çağırmışlardır. Maskeleme ile görünmeyeni görünür kılar, kendi kişisel kimliklerini siler ve kolektif bir ruh yaratırlardı. Bu maskeleme, insanlara gündelik hayatın kaygısından bir kaçış ve özgürleşme alanı da sağlar. 

Bu özgürleşme alanında; Doğu Karadeniz lezzetleri büyük masalarda da yerlerini alır. Mısır ekmeği, lahana yemeği, hamsi ve çeşitli tatlılarla Kalandar geleneği, Karadeniz Bölgesi ile de iç içe geçer. Bu bereketli Karadeniz sofrası da gelecek yılın bereketli olması için aslında bir ritüeldir. Modern yaşamın hızından kaçıp Kalandar sofrasında kültürle buluşmak ve Karadeniz kültürünü yaşatmak Kalandar’ın ilgi çekici özelliklerindendir. 

Sonuç olarak Kalandar, geçmiş ile bugün arasında kurulan canlı bir köprüdür. Eğlence, dayanışma ve ortak hafıza etrafında şekillenen bu gelenek, kültürel mirasın ne kadar değerli olduğunu ve korunmasının önemini bizlere hatırlatır. Kalandar sadece bir gece değil, bir toplumun yıllarca var olma çabasının başarılı bir sonucudur.

Siz de böyle farklı ve ilginç geleneklerden haberdar olmak isterseniz 96.6 frekansından ayrılmayın!

 

*Kapak fotoğrafı yapay zeka yardımı ile üretilmiştir.