NINA SIMONE

Yazar: Tarih 14 Ocak 2019

Nina Simone

Gerçek adı Eunice Kathleen Waymon. Üç yaşında tanıştığı müzik, kısa sürede onun en büyük hayali oldu. Biz onu “Feeling Good”, “My Baby Just Cares for Me” ve “I Put a Spell On You” gibi eserleriyle tanıyoruz belki ama, Nina Simone nasıl Nina Simone oldu? İşte onun imkansızlıklarla dolu ilham verici hikayesi…  

https://www.youtube.com/watch?v=D5Y11hwjMNs

Müziğe Doğru

Müziğe olan yatkınlığı keşfedilince çok küçük bir yaşta piyano derleri almaya başlıyor. Önce klasik müzik eğitimi alıyor. Değişik tarzında bu eğitimin etkisi olmuş belli ki. Daha sonra müzik öğretmeninin de yardımıyla müzik okuyabilmesi için özel bir fon toplanıyor ve Julliard School of Music’e girmeyi başarıyor. Ancak eğitimi çok pahalı ve bir süre sonra okulu karşılayamıyor Waymon. Okulu bırakarak ailesinin yanına geri taşınıyor ve her ne kadar durum umut verici gözükmese de çareyi geceleri çeşitli yerlerde sahne alarak buluyor. İşte tanıdığımız ve sevdiğimiz Nina Simone böylece doğmuş oluyor.

İlgili resim

Şansı dönen Simone ilk sözleşmesini imzalamayı başarıyor ve 1957’de ilk albümü “Little Girl Blue” raflarda yerini alıyor. Buradan sonra da kariyeri giderek ivme kazanıyor. Küçük bir kızken hayalini kurduğu piyanist olmuyor belki ama, Soul müziğin en kendine has seslerinden biri haline geliyor.

Hikaye burada bitmiyor ama, hayatı boyunca ırkçılıkla karşılaşan Simone, müziğini bununla savaşmak için kullanmaya karar veriyor. “Mississippi Goddam”, “Four Women” ve “Young, Gifted and Black” parçaları Nina Simone’u ırçılığa karşı direnişte bir sembol haline getiriyor. 1960’ların sonunda Amerika’dan ayrılıyor ve hayatının geri kalanında bir çok farklı ülkede yaşıyor. Bu sırada sağlığıyla ve maddi yönden sıkıntılar yaşamaya başlıyor ve kariyeri de doğal olarak bundan etkileniyor. Bu sıkıntılar içinde bile müziğe devam ediyor yine de.

UNUTULMAYANLARDAN

Nina Simone, 21 Nisan 2003’te, 70 yaşında hayatını kaybetti. Aramızdan ayrılmış olsa bile, her şarkısında ondan bir parçaya rastlıyoruz, çünkü kendi gerçeklerini dünyayla paylaşmaktan hiç bir zaman çekinmedi. Ona “High Priestess of Soul” denmeye başlanınca bile, bu isimden hoşlanmadığını çünkü bir sanatçı olarak olarak herhangi bir şekilde etiketlenmek istemediğini söyleyerek, beklentilerin dışında kalmayı tercih etti.

Müziği bir çok defa alışılagelmişin dışında kaldı. Klasik müzik eğitimi ne tür müzik yaparsa yapsın arka plandan hep kendini gösterdi. Müziğiyle hep halkına hitap etmeye çalıştı, işte bu yüzden kendisinden bir caz sanatçısı olarak bahsetmez, daha çok bir folk ve blues sanatçısı olarak görür kendini.

Ne dersek diyelim, adını müzik dünyasına altın harflerle yazdırmayı başaran isimlerden olmayı başardı, bize de onun neler dediğini dinlemek düşüyor artık. Nina Simone ve daha niceleri farklı farklı hikayelerle her pazartesi 21.00-23.00 arasında Crossroads’da sizi bekliyor, takipte kalın!

 


Benzer Yazılar

Radyo Bilkent

Radyo Bilkent

Current track
TITLE
ARTIST

Background